HFHACI FİLİK
29 Temmuz 2026 · 3 dakika okuma

Hödlmayr İşçileri: Emeğin Hakkı, Üretimin Onuru ve Çayırova’nın Çalışma Barışı

Çayırova’da Hödlmayr Lojistik işçilerinin grev kararı, yalnızca bir iş yeri meselesi değil; emek, üretim, sendikal haklar ve çalışma barışı açısından dikkatle ele alınması gereken bir süreçtir. Hacı Filik, işçinin hakkı ile üretimin devamlılığının birbirine rakip olmadığını vurguluyor.

Çayırova’da faaliyet gösteren Hödlmayr Lojistik işçileri bir kez daha hak arama mücadelesiyle gündemde.

DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu iş yerinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden sonuç alınamaması ve arabuluculuk sürecinin de anlaşmayla tamamlanmaması üzerine 30 Temmuz 2026 saat 10.00’da uygulanmak üzere grev kararı alındı.

Bu mesele yalnızca bir iş yerinin ücret pazarlığı değildir.

Bu mesele; emeğin hakkı, sendikal örgütlenme özgürlüğü, çalışma barışı, üretimin devamlılığı ve Çayırova’nın sanayi kimliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir konudur.

Hödlmayr işçileri bugün ilk kez seslerini yükseltmiyor. Geçmişte de sendikal haklarını kullanmak isteyen işçilerin işten çıkarıldığı, işçilerin bu nedenle direniş başlattığı ve uzun süre hak arama mücadelesi verdiği kamuoyuna yansımıştı.

Aradan geçen zamana rağmen aynı iş yerinde yeniden grev aşamasına gelinmiş olması, burada yalnızca dönemsel bir anlaşmazlık değil, kalıcı biçimde çözülmesi gereken bir çalışma düzeni sorunu bulunduğunu göstermektedir.

İşçinin alın terinin karşılığını alması, insanca yaşayabileceği bir ücrete sahip olması ve anayasal sendikal hakkını özgürce kullanabilmesi hukuk devletinin gereğidir.

Aynı şekilde işletmelerin üretimini sürdürebilmesi, istihdamın korunması ve Çayırova’nın ekonomik gücünün zarar görmemesi de önemlidir.

Ancak burada unutulmaması gereken temel gerçek şudur:

Emek ile üretim birbirinin rakibi değildir.

İşçinin hakkını korumayan bir üretim düzeni sürdürülebilir değildir. Üretimi tamamen göz ardı eden bir yaklaşım da kalıcı çözüm üretmez.

Devlet aklı; işçiyi işverene, işvereni işçiye karşı kışkırtmak değil, adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmaktır.

Çayırova, Türkiye’nin üretim merkezlerinden biridir. Bu ilçede her fabrika, her depo, her lojistik merkezi ve her üretim hattı yalnızca şirketlerin değil; işçilerin, ailelerin, esnafın ve ülke ekonomisinin ortak meselesidir.

Bugün Hödlmayr işçilerinin talebi dikkatle dinlenmelidir.

Sendika ve işveren, grev başlamadan önce yeniden masaya oturmalı; işçinin hakkını teslim eden, işletmenin geleceğini koruyan ve çalışma barışını sağlayan bir uzlaşma zemini oluşturmalıdır.

Bu süreç yalnızca Hödlmayr işçileri için değil, Çayırova’daki bütün çalışma hayatı için önemlidir.

Çünkü bir yerde işçi hakkını alamıyorsa, orada sadece bir maaş sorunu yoktur; orada adalet, güven ve çalışma barışı sorunu vardır.

Bizim durduğumuz yer bellidir:

Emeğin hakkı korunmalıdır.
Sendikal haklara saygı gösterilmelidir.
Üretim devam etmelidir.
Çalışma barışı sağlanmalıdır.
Çayırova’nın sanayi gücü, işçinin alın teriyle birlikte savunulmalıdır.

Hödlmayr işçilerinin hak arama mücadelesinin hukuk içinde, sağduyu ile ve adil bir uzlaşmayla sonuçlanmasını temenni ediyorum.

Çayırova’nın ihtiyacı işçinin kaybettiği, işletmenin zarar gördüğü bir çatışma değil; emeğin korunduğu, üretimin sürdüğü ve herkesin hakkını hukuk içinde aldığı bir çalışma düzenidir.

Emeğin hakkı da üretimin devamlılığı da millî ekonominin vazgeçilmezidir.

Hacı Filik
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı

Hacı FiLiK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin