Çayırova’da düzenlenen Kitap Günleri’ni önemsiyorum. Vatandaşlarımızı kitapla buluşturan her çalışmanın kıymeti vardır. Ancak kültür hizmetinin içeriğini ve belediyenin konuk tercihlerini sorgulamak da bizim sorumluluğumuzdur.
Açıklanan söyleşi programı, iktidara yakın kültürel çevrelere daha fazla alan açıldığı izlenimini veriyor. Belediye yönetimine soruyorum:
Konukları hangi ölçütlerle belirliyorsunuz? Siyasi yakınlık bu tercihlerde ne kadar etkili? Kocaeli’nin yetiştirdiği bilim, kültür ve sanat insanlarına programınızda ne kadar yer ayırıyorsunuz?
Benim üzerinde durduğum mesele, bu topraklarla kurulan bağdır.
Kocaeli’de doğmuş, büyümüş, burada eğitim görmüş; bu sokaklarda yürümüş, bu şehrin ekmeğini yemiş, suyunu içmiş insanlarımız var. Bilimde, sanatta, edebiyatta ve farklı mesleklerde emek vererek başarıya ulaşmış bu insanları gençlerimizle buluşturalım.
Kocaeli’de eğitim gören Canan Dağdeviren, buradaki okul sıralarından uluslararası bilim dünyasına uzanan yolculuğunu anlatsın. Çocuklarımız araştırmanın, merakın ve bilimsel düşüncenin bir insanın hayatında neleri değiştirebildiğini dinlesin.
Darıca’da doğup ilkokulu burada bitiren Cevat Çapan, şiiri, çeviriyi ve dünya edebiyatını gençlerimizle konuşsun. Bir insanın okudukça dünyasının nasıl genişlediğini kendi hayatından anlatsın.
İzmit doğumlu iktisatçı Erinç Yeldan, üretimi, kalkınmayı, istihdamı ve gençlerin ekonomik geleceğini değerlendirsin. Sanayinin merkezinde yaşayan çocuklarımız, içinde büyüdükleri ekonomik düzeni anlama fırsatı bulsun.
Kocaeli’de büyüyen, İzmit Lisesi mezunu Ferhat Göçer, hekimlik ile müziği aynı hayata nasıl sığdırdığını paylaşsın. Gençlerimiz eğitimin, çalışma disiplininin ve yeteneklerini geliştirmenin önemini ondan dinlesin.
İzmit’te doğup büyüyen Serkan Keskin, belediye tiyatrosunda başlayan sanat yolculuğunu anlatsın. Bir belediyenin açtığı tiyatro kursunun, bir gencin geleceğinde nasıl karşılık bulabildiğini görelim.
İzmit’te yetişen Ragıp Savaş, konservatuvar eğitimini, tiyatro çalışmalarını ve Kocaeli’deki sanat deneyimini gençlerimizle paylaşsın. Çocuklarımız sahne sanatlarına nasıl adım atabileceklerini öğrensin.
Darıca’da doğup büyüyen Birol Güven, yaşadığı çevrenin insanlarını nasıl hikâyelere dönüştürdüğünü anlatsın. Senaryo yazmak, kısa film çekmek ve yaratıcı mesleklerde çalışmak isteyen gençlerimize deneyimlerini aktarsın.
İzmit doğumlu Onur Ünlü, şiirden senaryoya, televizyondan sinemaya uzanan üretimini konuşsun. Gençlerimiz bir fikrin nasıl yazıya, bir metnin nasıl filme dönüştüğünü dinlesin.
Gölcük doğumlu Toygar Işıklı, besteciliği ve film müziği üretimini anlatsın. Ekranda birkaç dakika dinlediğimiz bir müziğin arkasındaki eğitimi, çalışmayı ve emeği gençlerimizle paylaşsın.
Kocaeli’de doğan ve sanat eğitiminin ilk adımlarını burada atan Elif Buse Doğan, konservatuvar yolculuğunu ve Türk halk müziğini anlatsın. Türkülerimizin taşıdığı hafızayı, kültürümüzü ve bu mirası geleceğe aktarmanın önemini konuşalım.
Gölcük doğumlu Ogün Sanlısoy, müzik çalışmalarını, beste yapmayı ve yıllar boyunca üretmeye devam etmenin gerektirdiği emeği paylaşsın. Farklı müzik türlerine ilgi duyan gençlerimiz de bu programlarda kendilerine bir yer bulsun.
Çelik Erişçi de müzik eğitimi, besteciliği, yazarlığı ve işçi bir ailenin çocuğu olarak sanat dünyasına uzanan hayatıyla gençlerimizle buluşabilecek isimlerden biridir. Babasının Arçelik’te çalışmasından dolayı kendisine verilen adın hikâyesi bile emek ile sanat arasında konuşulmaya değer bir bağ kuruyor.
Kaybettiğimiz değerlerimizi de unutmayalım. Tavşancıl doğumlu Türkolog Talât Tekin’in çalışmalarını uzmanların katılacağı buluşmalarla tanıtalım. İzmit’in edebiyat ve basın hayatına emek veren Naci Girginsoy’un eserlerini gençlerle okuyalım; onun adına öykü ve yazarlık atölyeleri düzenleyelim.
Bu isimlerin her birinin farklı düşünceleri, farklı hayatları ve farklı üretim alanları olabilir. Bir belediyenin görevi, bu birikimden toplumun yararlanabileceği buluşmalar oluşturmaktır.
Öze dönüş derken bunu kastediyorum: Yaşadığımız yerin insanını, hafızasını ve birikimini tanımak; bu birikimi yeni kuşaklara taşımak.
Çayırova’ya Türkiye’nin dört bir yanından insanlar geldi. Burada çalıştı, ev kurdu, çocuk büyüttü. Bu şehri birlikte meydana getirdiler. Burada yetişen her çocuğun başarısı, hepimizin ortak değeridir.
Gençlerimiz karşılarında kendi okulundan, kendi mahallesinden veya kendisininkine benzer bir hayattan gelmiş insanları görsün. Hangi güçlükleri aştıklarını öğrensin. “Ben de yapabilirim” diyebilsin.
Sabah hava aydınlanmadan işe gidip akşam karanlığında eve dönen insanların yaşadığı bu şehirde, hayatın içine kültürü, sanatı, edebiyatı ve bilimi daha fazla katmalıyız. İnsanlarımızın okumaya, düşünmeye, üretmeye ve kendilerini ifade etmeye vakti ve imkânı olsun.
Atatürk’ün akıl ve bilim yolunu, Cumhuriyet’in eğitimle açtığı imkânları ve ülkesine emek vererek hizmet etmenin değerini gençlerimizle konuşalım. Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve Türk milliyetçisi aydınların birikimine de bu programlarda yer verelim.
Belediyeye çağrım açıktır: Konuk seçme ölçütlerinizi açıklayın. Kocaeli’nin ve Çayırova’nın yetiştirdiği değerleri belirleyin. Onları vatandaşlarımızla buluşturan, yıl boyunca süren, mahallelere ve okullara ulaşan bir program oluşturun.
Çayırova’nın fabrikalarında üretim sürerken kütüphanelerinde düşünce, sahnelerinde sanat, okullarında bilim gelişsin. Bu toprakların yetiştirdiği insanlar, bu toprakların çocuklarına yol göstersin.
Hacı FİLİK
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı
Bilim • Birlik • Barış
