Kocaeli bir sanayi şehridir. Üretimin, istihdamın ve sanayinin ham madde ihtiyacının önemini biliyoruz. Ancak üretim politikalarının merkezinde insan hayatı, halk sağlığı ve doğal çevrenin korunması bulunmalıdır.
Körfez ilçemizin Yukarı Hereke Mahallesi’nde planlanan taş ocağı alan genişletme projesine de bu anlayışla yaklaşıyoruz. Vatandaşlarımızın beklediği, genel güvence ifadeleri değil; ölçülebilir, denetlenebilir ve kamuoyuna açık teknik verilerdir.
Projede hangi değerler yer alıyor?
Kocaeli Gazetesi’nin 15 Eylül 2026 tarihli haberinde, projenin ÇED raporuna dayandırılarak aktarılan başlıca değerler şöyledir:
PROJEDE ÖNE ÇIKAN VERİLER
| Konu | Projede belirtilen değer |
| Mevcut ÇED alanı | 35,26 hektar |
| Planlanan ÇED alanı | 69,93 hektar |
| Yıllık kalker üretimi | 1 milyon 620 bin ton |
| Yıllık patlayıcı kullanımı | 422.400 kilogram |
| En yakın okulun mesafesi | 500 metre |
Bu değerlere göre ÇED alanına 34,67 hektar eklenmesi, başka bir ifadeyle alanın yaklaşık iki katına çıkarılması planlanıyor. Haberde, yıllık üretim ve patlayıcı kullanım miktarlarının mevcut düzeyde korunmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Dolayısıyla burada alan genişlemesi ile üretim kapasitesi artışını birbirine karıştırmamak gerekiyor.
Ancak yıllık üretim miktarının değişmemesi, genişletilecek sahadaki faaliyetlerin çevresel etkilerinin ayrıca değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Faaliyetin hangi yöne ilerleyeceği, yerleşimlerle ilişkisi ve bölgedeki diğer ocaklarla birlikte oluşturacağı toplam etki açıkça ortaya konulmalıdır.
Okula 500 metre: Güvenlik hangi verilerle gösteriliyor?
Rapordan aktarılan en dikkat çekici bilgilerden biri, en yakın okulun faaliyet alanına 500 metre mesafede olmasıdır. Bu mesafe tek başına güvenlik veya tehlike hükmü vermeye yetmez. Fakat çocuklarımızın bulunduğu bir eğitim kurumunun yakınlığı, değerlendirmelerin ayrıntılı biçimde açıklanmasını zorunlu kılar.
İlgili kurumlara ve proje sahibine soruyoruz:
- Patlatmalardan kaynaklanacak titreşim, hava şoku ve taş savrulması riskleri okul ve yerleşimler bakımından nasıl hesaplandı? Bu hesapların sahadaki ölçümlerle doğrulanması nasıl sağlanacak?
- Tozun, özellikle ince partiküllerin okul, konutlar ve tarım alanları üzerindeki etkisi hangi verilerle değerlendirildi? Rüzgâr yönü ve mevsimsel koşullar hesaplara nasıl yansıtıldı?
- Gürültü ve nakliye trafiğinin günlük yaşam ile çocukların güvenliğine etkilerini azaltmak için hangi somut önlemler uygulanacak?
- Deprem, şev duraysızlığı, heyelan ve diğer afet risklerine ilişkin hangi teknik çalışmalar yapıldı? Acil durumlarda okul ve mahalle sakinleri nasıl bilgilendirilecek?
- Bölgedeki diğer taş ocaklarının etkileriyle birlikte toplam çevresel yük değerlendirildi mi? Ölçüm sonuçları ve denetim raporları kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılacak mı?
Şeffaflık ve denetim istiyoruz
Yılda 422.400 kilogram patlayıcı kullanımının öngörüldüğü bir faaliyette güvenlik değerlendirmesi yalnızca yıllık toplam miktara bakılarak yapılamaz. Her patlatmanın koşulları, uygulama yöntemi, jeolojik yapı ve çevredeki hassas alanlar birlikte ele alınmalıdır.
“Gerekli önlemler alınacaktır” demek yeterli değildir. Hangi önlemin, hangi ölçüm sonucuna göre uygulanacağı; sınır değerler aşıldığında faaliyetin nasıl durdurulacağı ve sorumluluğun kimde olacağı açık olmalıdır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlardan beklentimiz; proje sınırlarını, okul ve yerleşimlere olan mesafeleri, teknik risk değerlendirmelerini ve denetim sonuçlarını vatandaşlarımızın anlayabileceği biçimde paylaşmalarıdır. Bölge halkının itirazları dinlenmeli, her birine somut ve gerekçeli cevap verilmelidir.
Bilimsel incelemeye ve sahadaki ölçümlere dayanmayan hiçbir güvenlik iddiası yeterli değildir. Denetim, verilen taahhütlerin kâğıt üzerinde kalmasını önlemelidir.
Üretimin merkezinde insan olmalıdır
Sanayinin ham madde ihtiyacını karşılamak kamu kurumlarının değerlendireceği önemli bir konudur. Vatandaşlarımızın sağlığını, çocuklarımızın güvenliğini ve doğal çevremizi korumak da devletin temel sorumluluğudur.
Bizim talebimiz açıktır: Teknik veriler açıklansın, riskler bilimsel yöntemlerle değerlendirilsin, denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılsın. Giderilemeyen riskler varsa proje buna göre yeniden değerlendirilsin.
Üretim önemlidir, insan hayatı daha önemlidir.
Hacı FİLİK
Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı
Bilim • Birlik • Barış
Süreç notu: Yerel haberde İnceleme Değerlendirme Komisyonu toplantısının 21 Ekim 2026 tarihinde yapılmasının planlandığı belirtilmektedir. Bu yazının hazırlandığı aşamada toplantının gerçekleştiği, sonucu ve nihai ÇED kararı doğrulanmış değildir. Yazı, projenin onaylandığı iddiasını içermemektedir.
Kaynak: Kocaeli Gazetesi, 15 Eylül 2026: “Kocaeli’de tepki çeken proje için kritik aşama: Okula 500 metre, yılda 422 ton patlayıcı”. Sayısal bilgiler doğrudan incelenmiş bir ÇED raporundan değil, rapora atıf yapan bu haberden aktarılmıştır.
